İnsan sağlığını etkileyen pek çok olumsuzluk zaten yaşamımızda mevcut bulunurken koronavirüs maalesef farklı bir tehdit olarak yaşamamızı altüst etmiş durumda. Bu nedenle koronavirüs bulaşma yolları çok iyi bilinmeli ve hastalıktan korunmanın bilinçli şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Standart olarak temizlik ve hijyenin ön planda olduğu bu yeni tip virütik hastalık özellikle solunum yollarının maksimum düzeyde korunmasını zorunlu kılıyor.

Koronavirüsten Korunmak İçin Maske Yeterli Mi?

Henüz hastalık tam manası ile deşifre edilemediği için ortaya koronavirüsten korunmak için maske yeterli mi? tarzında pek çok soru çıkıyor ve bilim insanları her geçen gün hastalıkla ilgili yeni bulguları ortaya koyuyor. Şimdilik bilimsel veriler ışığında yapılan çalışmalar gösteriyor ki tek başına maske önemli bir koruma sağlıyor ancak, bu önlem yeterli gelmeyebiliyor. Çünkü virüs dışarıya açılan göz kanalları içerisinden geçerek hastalık oluşturabiliyor.

Solunum Yolları Öncelikli Olarak İzole Edilmelidir

Elbette bilimsel verilere göre virüsün pek çok farklı yolla bulaşma özelliği bulunuyor. Henüz tam olarak gerçekleştirdiği tahribat net olarak bilinmese de yaşanan can kayıpları solunum yollarının bir öncelikli olarak korunmasının zorunlu olduğunu gösteriyor.bu nedenle maskenin hayati önemi tartışılmaz bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Peki, virüs solunum yollarında nasıl hareket ediyor. Dilerseniz bu önemli bilgiyi de hemen paylaşalım. Virüs solunum yollarından içeriye girdikten sonra bu sistem içerisinde bulunan hücrelerin proteinlerine yapışarak varlığını kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Aynı protein yarasalarda olduğu için ve virüsünde bu proteine tutunabiliyor olması hastalığın yarasalardan insanlara geçmiş olabileceği tezini güçlendiriyor.

Damlacık Yoluyla Bulaşma En Tehlikeli Olanı

Hastalıkla ilgili pek çok bilim insanının üzerinde konsensüs sağladığı konuların başında hastalığın ağır seyretmesinin nedeni olarak damlacık yoluyla bulaşma geliyor. Dolayısıyla korunmanın başlıca yönteminin maske veya birlikte kullanılabilen yüz siperliği olduğu rahatlıkla ifade edilebilir. Çünkü hastalığın oluşabilmesi için tek seferde alınan virüs sayısının yüksek olması gerekiyor ve eğer insanı hasta edecek miktarda virüs girişi gerçekleşmez ise hastalık başlamadan sona ermiş oluyor. Enfekte kişinin hapşırması, öksürmesi veya konuşması sırasında tükürük bezlerinden dışarıya saçılan her bir damlacık içerisinde milyarlarca virüsün bulunduğu düşünüldüğünde insanı hasta etmesi muhtemel miktarda virüsün en ekstrem şekilde ağızdan çıktığı var sayılabilir. Tabi diğer bulaşma yolları da insanı hasta edecek miktarda virüsün alınmasına neden olabilir. Ancak yapılan klinik testlerde koronavirüs bulaşma yolları arasında en tehlikeli olanın damlacık bulaşma şekli olduğu artık kanıtlanmış bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Umuyoruz ki insanlık bu önemli sorunu bir an önce çözer ve can kayıplarının önüne geçilir. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyoruz.